Nilbanu Akademi Hakkında
ÇOCUKLAR İÇİN YARATICI DRAMA VE TİYATRO EĞİTİMİ NEDEN GEREKLİDİR?
Oyun yaşamı kapsar. Beraberinde taklidi, doğaçlamayı ve arınmayı getirir. Taklit, insanoğlunun varoluşundan beri yapılmaktan ve izlenmekten haz duyulan bir olaydır. Doğaçlama ise o anda beyin ve duygu ile biçimlendirilerek ortaya çıkan bir oyundur. Bu oyundan alınan haz da belli bir arınmaya kadar götürür işi.
Oyun, çocuğun deneyimleyerek kendi kendine öğrenmesini sağlayan, eğlenmek amacıyla ve içsel olarak güdülenen, bazen kuralları belirlenmiş ve bilinen, bazen de kendiliğinden gelişen ve mutluluk, coşku, heyecan, merak duygularını da içinde barındıran davranışlardan oluşan bir etkinliktir.
Oyun, çocukların gelişiminde yer alan önemli bir etkinliktir. Çocuk, kendi kendine veya arkadaşları ile her alanda oyun oynamanın ve sosyalleşmenin bir yolunu bulur. Oynadığı oyunlarla sorumluluk alır, toplumsal kuralları öğrenir. Düşünce, duygu ve ilişkiler açısından oyun yoluyla kontrol kazanır.
Oyun, çocuklarla iletişim kurmanın ve onların dünyasını paylaşmanın en doğal yoludur ve en sağlıklı sonuç veren yöntemidir. Çocuk için oyun, içinde yaşadığı ve mutlu olduğu bir dünyadır. Çocuğun yaşama sevincini dışa vurduğu bir alandır. Oyun, yaşamla birlikte var olan; gücünü ve etkisini yaşamdan alan bir olgudur. En zevkli ve en doğal öğrenme yoludur. Öğrendiklerini olgunlaştırdığı bir deney alanıdır. Oyun yoluyla çocuk iç dünyasında yaşattığı soyutlukları somutlaştırır. Hayal gücünü geliştiren oyun sınırsızlıklar dünyasıdır çocuk için. Kurallarını kendisinin koyup kendisinin bozduğu bir dünyadır.
Ancak yaratıcı drama ve tiyatrodaki oyunları diğer kurallı oyunlardan ayıran en temel özellik bir kural dizgisinin olmayışıdır. Burada oynanan oyunlar bir lider eşliğinde , yine bazı kurallar çerçevesinde oynanır. Ama doğaçlamaya, kuralların yıkılıp yeniden kurulmasına ya da anlık kurallarla yenilenmeye çok açıktır. Çocukların yaratıcılıklarına ve anlık tepkilerine göre yeniden biçimlenebilir her şey.Bu da çocuğu tamamen özgür kılar.
Yaratıcılık yeteneği insanın en belirgin özelliklerinden biridir. Çocuk oyunlarında görülen taklit ve fantezinin kaynaştığı simgesel davranış ve tavırlar bu yaratıcılığın ürünüdür. Kendiliğinden ve doğmaca çıkan bu oyunlar, çocukların günlük yaşamlarındaki gözlemlerini kapsar. Çocukların yaşamında önemli bir yer tutan oyunların temelinde yatan yeniden yaratış birbirinden farklı değildir.
Çocuk sürekli devinen, renkli ve şaşırtıcı şeylerden hoşlanır. İzlediği ya da tanık olduğu oyunlarda bire bir yer almak ona doyumsuz bir haz verir. Bıkıp usanmak bilmez bu oyunun içinde yer almaktan.
Çocuklarla tiyatro etkinliği yaparken, yaratıcı drama çalışmalarını bir arada yürütmek ve bir arada düşünmek hiç de yanlış olmaz. Tiyatro çalışması sırasında; başlangıcından itibaren yaratıcı drama etkinliklerinden yararlanmak, çocukların kendilerini belli bir metne bağlı kalmadan ifade etmelerine de büyük yarar sağlar. Bu anlamda yaratıcı drama ve tiyatronun çocuklar üzerinde etkisini bir arada irdelemek gerekmektedir.
İki etkinlik de, çocukların belli bir dünya görüşüne sahip olmaları için temel taşları hazırlarken çocukların eğlenerek, oyun içinde eğitilmelerini sağlar. Onların ufuklarını açıp bir nevi okul görevi görür. Fantezilerle bütünleşip yaşama ve insanlara doğru bakmayı öğrenerek sağlıklı bireylerin yetişmesinde önemli rol oynar.
Tiyatro eğitiminde, yaratıcı drama faaliyetlerinin toplumsal değerini ortaya koyan en önemli katkılardan biri de çocuğun sanat ve kültür açısından eğitildiği bir kuruluş olmasıdır. Güzel sanatların tümünü içeren tiyatro ise, çocuğun genel olarak sanatla karşı karşıya gelip, sanatın yücelten büyüsünün tadına ulaştığı bir kurumdur.
Tiyatronun ve dramanın bir başka toplumsal değeri ise, çocukların ruh sağlığına etkisi bakımından önemidir. Çocukluk evresinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan ruhsal yaralanmalar, yetişkinlik evresinde bazı psikolojik rahatsızlıklara dönüşebilmektedir. Bu nedenle tiyatro yoluyla çocukların ruhsal yaralanmalarının bir dereceye kadar giderilmesi ve çocuğun kendini yaralayan sorun ve olayı aşması sağlanabilir. Çünkü hoşa gitmeyen gerçeği hayal dünyasında değiştiren çocuk, bilinçsiz olarak ruh sağlığını korumaya alır.
Tüm bunlara bağlı olarak çağdaş eğitim, sanat eğitimiyle olacak ve eğitimsel amaçlarına ulaşacaktır diyebiliriz. Bu yolla;
- Yaratıcılık ve sanatsal gelişim
- Eleştirel düşünme yeteneği
- Toplumsal büyüme, başkalarıyla çalışma yeteneği
- İyileştirilmiş iletişim yetenekleri
- Moral ve manevi değerlerin gelişimi
- Kendini ifade etme becerileri gelişecektir.
Tiyatro ve yaratıcı drama çalışmaları katılımcılığı, girişimciliği, düş gücünü geliştirmeyi, bağımsız düşünme fırsatını, grubun kendi fikrini geliştirme serbestliğini, toplumsal farklılığı tanıma fırsatını, duyguların sağlıklı boşalımını, daha iyi konuşma alışkanlığını, diğer sanatlarla ve yazılı - sözel metinlerle tanışmayı, eğlenme ve rahatlamayı da sağlar.
Sonsuz bir yaratıcılık alanı olan dünyamız, doğal olarak yaratıcılığın karşılıklı etkilerinden oluşan ürünlerle doludur. Bu nedenle çocuğun yaratıcılığını, sanat ve kültür yönünü, en önemlisi dünya görüşünü etkileyecek olan tiyatronun ve yaratıcı dramanın toplumsal değerini de anlamak gerekmektedir.
Yaratıcı drama ve tiyatro çalışmaları katılımcılığı, girişimciliği, düş gücünü geliştirmeyi, bağımsız düşünme fırsatını, grubun kendi fikrini geliştirme serbestliğini, toplumsal farklılığı kılma fırsatını, duyguların sağlıklı boşalımını, daha iyi konuşma alışkanlığını, diğer sanatlarla ve iyi bir edebiyatla tanışmayı, eğlenme ve rahatlamayı da sağlar.
Drama, çocuğun yaratıcılık alanının genişlemesinde önemli bir etkendir. Çünkü çocuğun yaratıcılık alanı çevresi ile sınırlıdır. Çevresinin dar sınırlarından bu çalışmalar ile sıyrılacak olan çocuk, burada değişik olaylar, kişiler ve mekanlarla karşılaşıp, düşleme yeteneğini ve alanını genişletebilme olanağına kavuşacaktır. Bu da onun geleceği kavrayabilmesine yardımcı olacaktır. Böylelikle çocuk geleceğe umutla bakabilmeyi ve mutlu olmayı öğrenecektir.
Çocukların isteklerini, korkularını, düşüncelerini, hayallerini, beklentilerini yetişkinlerin baskısından kurtularak ifade etme özgürlüğüne ulaştıracak yaratıcı drama çalışmalarından tiyatroya uzanacak olan yolculukları onları daha sağlıklı ve daha mutlu kılacaktır şüphesiz. Oyunla, drama çalışmaları ve tiyatro ile çocuklar kendilerini özgürce ifade edebileceklerdir.
Çocuk, yaratıcı drama yöntemiyle ezbere dayalı bir eğitim anlayışından uzak, bilgiyi arayarak, paylaşarak, keşfederek gerçeği arar. Bu yöntem,dünya hakkındaki bilincini artıran ve hayal gücünü geliştiren bir öğrenme aracıdır. Çocuk, tekrar ederek, deneyerek, prova ederek, araştırıp tartışarak deneyimler herşeyi. Bu yüzden de kazanılan bilgiler kalıcı olur. Hayatı yeniden taklit ederek canlandırdığı için bir aynada görür kendisini ve yeniden yaratmayı keşfeder. Bu, çocuğun hem içsel yolcuğuna hem de sosyal çevresi ile dışsal yolculuğa gitmesinde güvenli bir adımdır.
Yaratıcı dramanın çocuğun gelişimine katkısı bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmıştır; Örneğin, ezbere dayalı eğitim sisteminde başarı gösteremeyen, öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarla yapılan eğitimin sistemi değiştirilerek; yaratıcı drama ve eğitimde drama yöntemiyle verilen eğitim sonucunda çocuklarda ciddi gelişmeler gözlemlenmiş istekli davrandıkları, sosyal beceri ve sosyal davranışlarının arttığı, derslerdeki başarılarının olumlu yönde geliştiği saptanmıştır.
Duygularını ifade etmede güçlük çeken çocukların, drama ve tiyatro eğitimi alarak duygularını daha iyi yansıttıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca dramanın özellikle çocukların sosyal-duygusal öğrenmelerine katkı sağladığı saptanmıştır. Bu yolla, çocuklarda empati duygusunun geliştiği, sosyal sorunlarla ilgili farkındalıklarının arttığı, sosyal sorunlar hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak istedikleri, toplumdaki yapıların gücünü tanımlama ve açıklama becerisi kazandıkları tespit edilmiştir.
Yaratıcı drama eğitim programına katılan çocukların daha kolay arkadaşlık kurdukları, birbirlerine yardım ettikleri, fikirlerini, duygularını ve ihtiyaçlarını daha fazla ifade etmeye başladıkları gözlenmiştir…
Yaratıcı drama, çocukların oyunlarında görülen katılımcının sanatsal duyarlılığını, kendisi, başkaları ve dünya hakkındaki bilincini artıran ve her çocuğun hayal gücünü geliştiren bir öğrenme aracıdır. Yaratıcı drama, bir grup etkinliğidir. Öğrenme sürecine çocuğun etkin şekilde katılabilmesi için, duyularını, düş gücünü, imgeleme yetisini devreye sokar.
Çocukta ilk dramatik öğrenme, taklit etme ile başlamaktadır. Çocuklar, hayali ve gerçek yaşantılar ile davranışları arasında fiziksel ve bilişsel bağlantılar kurabildikçe, taklit becerileri gelişmekte ve oyuna dönüşmektedir. Oyun, çocuk eğitiminde yadsınamaz bir öneme sahiptir. Yetişkinlerin düşündükleri gibi boş vakit geçirme değil, çocuklar için en doğal öğrenme ortamıdır. Çocukların yanlış yapma, eleştirilme korkusu olmadan kendilerini en iyi şekilde ifade edebilmelerini sağlar.
Özellikle rol oynama etkinlikleri, çocukların olaylara başkalarının gözüyle bakmalarını böylece onları daha iyi anlamalarını sağlamaktadır. Drama, grup etkileşimini arttırdığından, çocuğun duygularını başkaları ile paylaşmasına, başkalarının duygularını anlamasına yardımcı olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı, özellikle erken çocukluk döneminde, dramanın duygusal gelişime çok önemli katkıları vardır.
Çocuğun kişiliğinin temellerinin atıldığı bu dönemde drama çalışmalarına sık sık yer verilmesi çocuğun tüm gelişim aşamaları açısından önemli ve gereklidir. Yaratıcı drama çocukların zihinsel duygusal, sosyal, psikomotor, dil ve özbakım becerilerini geliştirip desteklediğinden, çocukların bu etkinlikler içerisinde yer almaları son derece önemlidir. Çocuklar için yaparak, yaşayarak öğrenme modeli uygulandığında öğrenilenlerin kalıcılığı artmaktadır. Çocuklar etkinliğe doğrudan katıldıklarında öğrenmeye istekleri de artmaktadır.
Yaratıcı drama çalışmaları öğrencinin aktif olarak etkinliklere katıldıkları en önemli eğitim aracıdır. Bu çalışmalar sırasında öğrencinin motivasyonu artmaktadır. Eğitim ortamlarındaki drama etkinlikleriyle bireyler, yaşamlarında karşılaşacakları birçok sorunla yüzleşerek, bu sorunlara çözüm yolları üretebilirler.
Tiyatro ve yaratıcı dramanın eşsiz büyüsü çocuğun yaratıcılık alanının genişlemesinde önemli bir etkendir. Çünkü çocuğun yaratıcılık alanı çevresi ile sınırlıdır. Çevresinin bu dar sınırlarından tiyatro ile sıyrılacak olan çocuk, burada değişik olaylar, kişiler ve mekanlarla karşılaşıp, düşleme yeteneğine ve alanını genişletebilme olanağına kavuşacaktır. Bu da onun geleceği kavrayabilmesine yardımcı olacaktır. Çocuk geleceğe umutla bakabilmeyi ve mutlu olmayı öğrenecektir.
KAYNAKÇA:
Adıgüzel,Ömer.Oyun ve Yaratıcı Drama İlişkisi.Yüksek Lisans Tezi,1993.
Başaran,İbrahim, Eğitim Psikolojisi,Gül Yayınevi,Ankara,1996.
Cüceloğlu,Doğan.İnsan ve Davranışı,Dördüncü Baskı,Remzi Kitabevi,İstanbul,1993
De La Cruz, R. E. The Effects of Creative Drama on The Social and Oral Language Skills of Children With Learning Disabilities, Ph.D Thesis, Illinois State University, Bloomington, 1995.
Fenner, P. and Hagens, B. Every Child Needs Self Esteem: Creative Drama Builds Self Confidence Through Self Expression. UMI: 3040782, 2002.
Moneta, I. and Rousseau, C., Emotional Expression and Regulation in a School-Based Drama Workshop for Immigrant Adolescents with Behavioral and Learning Difficulties. The Arts in Psychotherapy.1-43, 2007.
San,İnci, Sanat ve Yaratıcılık Eğitimi olarak Tiyatro,A.ü. Eğitim Bilimleri Dergisi,1-2,1995.

